Kırmızı Oda: Psikolog Değerlendirmesi

Kırmızı Oda dizisi izleyicilerden oldukça yüksek ilgi gördü. Bir psikolog olarak bu diziyi incelemek istedim. Toplumun psikoloji alanındaki ön yargılarını kırmayı vaat etmekteydi. İlgi çekici hikayeler ve karakterleri vardı, güçlü bir kalemden geliyordu. Meliha, Alya derken seyirciye bu karakterlerin hikayesini benimsetilmişti. Ancak bu öne çıkarılan özelliklerin hepsi sinematik ve edebi konular. Terapi yönündeki gerçeklik ise tamamen farklı olarak ele alınmalı.

Diziyi izlemeye başlarken ben de birçok meslektaşım gibi bir düşünceye sahiptim: “Umarım bu sefer doğru anlatırlar.” Yanlış algıların düzelebileceğine inanmak istemiştim. Ancak bu sefer de istenilen olmadı, gelelim neyin, neden olmadığına.

Terapistlikten Habersiz Terapist: Binnur Kaya

Terapist karakteri (Binnur Kaya), bir psikolog tarafından yazılmış ya da terapist rolüne hazırlatılmış bir karakter değil. Bir terapistte olması ve asla olmaması gereken nitelikler vardır.

Terapist anne kucağı açmaz, bir şefkat makinesi değildir. Şefkat bir kenara, duygusal herhangi bir yorum dahi objektif olarak mesleğin icra edilmesini engellemektedir. Danışana gösterilen anlayış ve paylaşım ile samimiyetsiz şefkat çok farklı kavramlar. Ancak Binnur Kaya’nın dinlediği her olaya farklı ve aşırı bir mimikle karşılık vermesi, onu role hazırlayan kişilerin psikoloji alanından ne kadar uzak olduğunun bir göstergesi.

Kamera arkası ekibin de terapist niteliklerinden haberdar olduklarını sanmıyorum. Davranış ve tutum yönünden gerçek dışı bir terapist imajı görmekteyiz. Bunun yerine sade olduğuna inanmamız beklenen aşırı bir görsel terapist profili söz konusu. Yani yine doğal değil, göze sokulan bir nitelik.

Yanlış Terapist Tepkileri

Terapistin, danışanlarına verdiği tepkiler ise şoke edici. Danışana karşı koşulsuz kabul ve nötr bir ilişki kurabilmek esastır. “Seni sevmedim.” “Berbat haldesin.” Gibi yargılayıcı cümleler asla bir terapistin danışanına kurabileceği cümleler değildir. Terapist, danışan hakkında şahsi yargılamalardan mümkün mertebe uzak kalıp süreç ve olayların değerlendirmelerini yapmalıdır. “Korkunç şeyler yaşamışsın.” “Seni bırakmazdım.” Gibi nötr olmaktan uzak ifadeler de aynı şekilde danışana söylenebilecek terapist cümleleri değildir. Buradaki “Korkunç şeyler yaşamışsın, hayatına ne acılar sığdırmışsın.” Gibi ifadeler terapide kullanılan yansıtma tekniğiyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.

Yapısal Terapi Becerileri: Olumsuz

Bahsi geçen terapist karakteri; danışanlarını anlayıp, destek stratejilerini belirlemeyi pek düşünemiyor. Bunun yerine güzel sözler, süslü cümleler ve hikayeler ile kısıtlı olan danışma süresini bonkörce harcayabiliyor. Şaşırtıcı. Kendi seansını bu kadar rahat baltalayan bir danışman olabileceğini düşünmezdim. Tekrar gerçek dışı olduğunu söyleyebilirim.

Danışan Gizliliği İhlali ve Seansa Davetsiz Misafirler

Terapistimiz kendi strateji belirleyemediği gibi, seanslarına başlarken danışanı koruyacak mekanizmaları geliştirmeyi de pek düşünmemiş. Odaya terapist – danışan ikilisi dışında başkalarının girebilmesi çok zararlı bir örnek. Danışanın paylaşım sürecini ve terapiste karşı güvenini doğrudan baltalayıcı. Özellikle seans yönetimi terapilerde oldukça kritik bir rol taşımaktadır. Terapist dışında birisinin kapıyı çalabilecek imkân bulması dahi güveni ve danışmanın sağlığını zedeleyicidir. Çok yanlış ve gerçek dışı bir süreç örneği görmekteyiz.

Danışanını korumak için seans öncesi ve görüşme esnasında hiçbir sınırı olmayan terapist karakteri, seans sonrası da gizlilik haklarını ifşa ederken sınır tanımamakta. Kafeteryada danışanından hiçbir izin almadan başkalarına seans içeriğini açabildiğini görmekteyiz. Danışmada gizlilik esastır ve böyle bir örnek toplumdaki önyargıları yalnızca arttırabilir.

“Gerçekçi Terapinin” Ekrana Yansıtılması Mümkün Müdür?

Teknik olarak psikoloji alanını konu alan yapımların olması gayet mümkün. Doğru bir hikâye ve karakter mimarisi tasarlanabilir. Yurt dışı sinemasında oldukça gerçekçi birçok örnek mevcut. İzleyicinin görmek istediği çarpıcı ve vurucu olaylar, gerçek dışı seans sahneleri yerine terapi dışında sahnelere yerleştirilebilir. Danışanların hatta terapistin günlük hayatında bu tarz olaylar olabilir. Belki yerel kanallardan önce dijital platformlardan başlayacaktır, ancak yine de mümkün. Gün geçtikçe bu alanda ortaya çıkan işlerin artması sevindirici, gerçek anlamda sevinmemiz ise doğru anlatım ile olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir